10.3 C
Ankara
26. Ekim. 2021
No menu items!
Ana Sayfa Köşe Yazısı Rukiye Türeyen Yazdı - Bilinçaltı Depremi

Rukiye Türeyen Yazdı – Bilinçaltı Depremi

Depremle yatıp depremle kalkıyoruz bu sıralar.
Türkiye sallanıyor. Tıpkı 1999’da sallandığı gibi.
1999 depremini yaşayan biri olarak nerede deprem olursa olsun -bilinçaltıma ittirdiğim anıların üzerindeki tozları etrafa saça saça- o korku dolu anları yaşatıyor bana. TV haberini izlediğimde sarsıntıyı hissetmesem de o an deprem bölgesindeymişim gibi…

En son Elazığ depreminde aynı hisleri yaşadım. Enkaz altından çıkarılan küçük çocuklar ve anneleri… Yukarıda yakınlarının sağ mı ölü mü olduğunu bilmeden ecel terleri dökerek bekleyenler…
Sevdikleriyle beraber yakınları da mezara giriyor. Bir farkla, onlar diri diri mezara giriyorlar.
Çünkü nerede sarsıntı olsa kaybettiğimiz sevdiklerimiz gelir aklımıza.
Bilinçaltımıza süpürdüklerimiz acımasızca bir gün karşımıza çıkıyor ve tekrar alt üst oluveriyoruz.

Aslında bilinçaltımızdaki deprem türlü türlüdür.
Mesela eşimiz tarafından şiddete maruz kalıyoruz.
“Zaman her şeyin ilacı.” deriz ya hep. Çeyiz sandığı misali unutmak istediklerimizden biridir şiddet. Onu alıp sandığa kilitleriz. Taa ki aynı kaderi yaşayan birini görene kadar.
Sandıktan çıkarılmayı bekleyen çeyizlikleri çıkardığımız gibi, kendi elimizle sandığa kilitlediklerimizi alıp çıkarırız. İşte ben bunu bilinçaltı depremi olarak adlandırıyorum.
Çünkü unutmak istediğimiz her ne varsa bilinçaltına depoluyoruz.
Zamanla unuttuğumuzu sandığımız kalp tellerimizi titreterek, burun direklerimizi sızlatarak bilinçaltımız en acı haliyle hatırlatıyor. Bu da psikolojimize yansıyor ister istemez.
Evimizde bile huzursuzluk yaratabiliyor bu durum.
“Ne yapabiliriz?” diye soracak olanlara da nacizane bir tavsiyem var. Hayat size ne kötülük yaparsa yapsın siz hayata karşı daima gülümseyin. Travmanız ne kadar ağır olursa olsun gülümsemeniz bir o kadar büyük olsun. Kâğıt bir taşı nasıl sarıyorsa gülümseyişiniz de sarsın hayatı.

Hayatımızda yaşadıklarımız bir takvim yaprağı kadardır belki kimbilir?
Eğer hala takvim yapraklarını kopartabiliyorsak hayat denen evrende yaşadığımız kötü anıları bilinçaltımıza atmaya devam edeceğiz…

Bir gün bilinçaltı depremine yakalanacağımızı bilerek hayatımızı sürdürmeli ve bilinçaltı depremiyle yaşamayı öğrenmeliyiz.

Rukiye Türeyen!

- Advertisment -

En popüler

Çorum Türkav İl Başkanlığının Mevlid’i Nebi Haftası Etkinliği

Çorum Türkav İl Başkanlığının Mevlid'i Nebi Haftası Etkinliği Çorum TÜRKAV il Başkanlığı Mevlid'i Nebi haftası etkinlikleri çerçevesinde ''Hz. Muhammed ve Vefa'' temalı bir etkinlik düzenledi. Çorum...

Yarender Başkanı İskender Doğan: Denizlili Yazarlarımız Yok Olma Tehlikesi Yaşıyor

Yarender Başkanı İskender DOĞAN: Denizlili Yazarlarımız Yok Olma Tehlikesi Yaşıyor DENİZLİLİ YAZARLARIMIZA HALKIMIZ SAHİP ÇIKSIN. Yaren Kültür-Sanat Derneği başkanı İskender DOĞAN ”Kitap fuarını ziyaret eden Denizli...

Mehtap Akgül Yazdı-Cennet Kokan Üzerine…

Mehtap Akgül Yazdı-Cennet Kokan Üzerine... Kıymetli okurlarım; Otizm spektrumunun özelliklerini taşıyan bireyi dışarıdan gözlemlendiğimizde “algılamıyor”, “anlamıyor”, “öğrenemiyor” ve “dinlemiyor” gibi nitelemeler yapılabiliriz. Oysa ki, otizmli birey...

Türkiye’deki Her 100 Kişiden 35’i Obez Olma Yolunda!

Türkiye’deki Her 100 Kişiden 35’i Obez Olma Yolunda! Bilimsel araştırmalar, çeşitli besin öğelerinin eksikliğinin stresi artırdığını gösteriyor. Obeziteyi tetikleyen etkenlerden stresle beslenme arasında bir alışveriş...

Son Yorumlar