10.3 C
Ankara
27. Ekim. 2021
No menu items!
Ana Sayfa Sağlık Cengiz Kesici: Sıfır Beden Mi? Sağlıklı Beden Mi?

Cengiz Kesici: Sıfır Beden Mi? Sağlıklı Beden Mi?

Cengiz Kesici: Sıfır Beden Mi? Sağlıklı Beden Mi?

Çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri olan şişmanlık (obezite), teknolojinin getirdiği yaşam şekli ve ayaküstü beslenmenin ağırlık kazanmasıyla gün geçtikçe artmakta ve kişilerin yaşam kalitelerini düşürmektedir. Bir yanda değişen beslenme alışkanlıkları, diğer yanda güzel görünmeyi “sıfır beden” gibi ölçülere indirgeyen anlayışı, özellikle gelişme çağındaki çocuk ve ergenler üzerinde olumsuz psikolojik ve fizyolojik etkiler yaratmaktadır. Manken diyetleri, mucize diyetler, şok diyetler gibi hızlı kilo kaybına neden olan ancak uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabilen diyetler pek çok genç tarafından sıfır beden olma isteğiyle bilinçsizce uygulanmaktadır. Ergenlerde bir moda haline gelen sıfır beden tutkusu aslında sağlığı önemli ölçüde tehdit eden bir durumdur. Ergen; kendini kanıtlama, kabul ettirme, beğeni toplama isteğinin en üst seviyede olduğu bir dönemdedir. Ergenlik dönemi, fiziksel büyüme, psikolojik ve sosyal gelişimin olgunluğa eriştiği bir dönemdir ve özellikle 11-16 yaşları arasında boy uzunluğu hızla artmaktadır. Genellikle 2-3 yıl süren bu büyüme atağı sırasında, erişkin hayattaki ağırlığın yaklaşık yarısı ve total kemik kitlesinin de yaklaşık %37’si kazanılır. Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, büyüme hızını yakından etkilemektedir. Büyüme ve gelişim hızının artması ile birlikte gencin dikkati vücudundaki bu değişime odaklanır. Bu dönemde bedensel açıdan hoşnut olunacak bir vücut yapısına sahip olmak en önemli ihtiyaçlarından birisidir. Özellikle genç kızlar, yaşıtlarınca beğenilen ince bir vücuda sahip olma isteğiyle, bilinçsizce ve kontrolsüzce çevreden duyduğu çok düşük kalorili zayıflama diyetlerini uygulayabilmektedir. Ancak bu durum, büyüme ve gelişmede duraklama, adet yaşında gecikme ve adet düzensizlikleri, iskelet sisteminin gelişiminde anormallikler gibi pek çok sağlık probleminin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili sağlıksız zayıflama diyetleri ayrıca; baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizlikleri, kabızlık, kansızlık, ciltte kuruluk, saç dökülmesi gibi pek çok sağlık sorunlarına da neden olmaktadır. Bu diyetler, bireyin bazal metabolizma hızının düşmesine, diyetin bırakılması sonrasında hızla verilen kiloların geri alınması sebebiyle de bireylerin sürekli zayıflama diyeti uygular hale gelmesine neden olmaktadır. Sıfır beden olma isteğiyle gelişebilecek en tehlikeli sağlık sorunlarından biri de halk arasında “manken hastalığı” olarak bilinen “anoreksia nevroza”dır. Yeme davranış bozukluğu ile karakterize bu ruhsal rahatsızlık, bireyin sürekli kilo vermek istemesi, kilo almaktan korkması, normal vücut ağırlığının çok altında olmasına rağmen bilinçaltına “ne kadar zayıf olursam o kadar güzel olurum” anlayışının yerleşmesi ve yemeyi reddetmesi halidir. Oysa ki obezite gibi aşırı zayıflık da önemli bir sağlık sorunudur ve pek çok hastalığın gelişimine zemin hazırlamaktadır.

Aşırı zayıflık, özellikle bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve hastalıklara karşı direncin azalmasına, vücut fonksiyonlarının işleyişinde bozukluklara, kronik yorgunluk ve halsizliğe, çalışma veriminde ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olur. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yetişkin sağlıklı bir insanın Beden Kitle İndeksi (BKİ) en az 18.5 olmalıdır. BKİ, vücut ağırlığının (kg) boy uzunluğunun (m) karesine bölünmesi suretiyle hesaplanır. Yetişkin bireylerde en küçük giysi bedeni olarak bilinen 36 bedenden çok daha küçük olan 32 beden olarak nitelendirilen sıfır beden, BKİ’nin 14-16 arasında olmasıdır ve bu son derece sağlıksız bir vücut ağırlığına sahip olunması anlamına gelmektedir.

Sağlıklı ve ideal vücut ağırlığına ulaşmak ve bu kiloyu korumak için öneriler aşağıda sıralanmıştır.

1.Ağırlığınızı (kg) boy uzunluğunuzun (m) karesine bölün ve bu oranın 20-25 arasında olmasına özen gösterin.

2.Kısa sürede kilo kaybını sağladığı öne sürülen ve pek çok yan etkisi bulunan çeşitli ilaçlar, gerçek kilo kaybı yerine vücuttan sadece su kaybına neden olan diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar bilinçsizce kullanılmamalıdır. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için, genel sağlık kontrolünden geçtikten sonra uzmanlar tarafından yaş, kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıklarınıza özgü hazırlanan zayıflama diyetleri uygulanmalıdır.

3.Sağlıklı ve kalıcı ağırlık kaybının haftada en fazla 0.5-1.0 kg olması gerektiğini unutmayın.

4.Öğünlerinizi atlamayın. Düzenli aralıklarla günde 3 ana, 3 ara öğün tüketmeye özen gösterin.

5.Yemeklerde hayvansal yağlar yerine bitkisel sıvı yağları ve zeytinyağını tercih edin. Margarin, kuyruk yağı, içyağı gibi katı yağları kullanmayın.

6.Yemeklerinizi pişirirken haşlama, ızgara veya fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemleri tercih edin, kızartma ve kavurma yöntemlerinden kaçının.

7.Mevsimine uygun taze sebze ve meyve tüketimini arttırın. İmkânlar çerçevesinde günde en az 5 porsiyon sebze veya meyve tüketmeye özen gösterin.

8.Güvenli besin tüketimi için aldığınız ambalajlı gıdaların etiketlerini mutlaka okuyun, Tarım ve Orman Bakanlığından üretim izni alınmış olmasına dikkat edin.

9.Yemeklerinizi yerken acele etmeyin, iyice çiğneyin. Unutmayın, tokluk hissi midenizden beyninize yaklaşık 20 dakika içinde ulaşır.

10.Yemek yerken başka bir işle (televizyon seyretme, kitap okuma vb.) meşgul olmak farkında olmadan fazla yemenize neden olabilir. Bu yüzden yemeğinizi tek başına bir olay olarak algılayın ve keyif alın.

11.Yemeklerinizi mümkün olduğunca küçük tabaklarda porsiyonlara bölerek tüketmeye özen gösterin.

12.Vücutta oluşan zararlı maddelerin atımı ve barsak sağlığı için günde en az 2 litre su içmeye özen gösterin.

13.Kan şekerini hızla yükselten ve hızla düşüren besinleri tercih etmeyin. Basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur pilavı gibi lifli besinleri tüketmeye özen gösterin.

14.Haftada en az 3 kez ve 30 dakika süreyle düzenli fiziksel aktivite yapmaya özen gösterin.

- Advertisment -

En popüler

Devlet Bahçeli:19’uncu Yüzyılda Yaşanan ve Yaşatılan Yabancı Sefirler Baskısının Tekrarına, Yeniden Sahne Almasına Hiç Kimse Kalkışmamalı, Buna Cüret Dahi Etmeyi Aklından Geçirmemelidir.

Devlet Bahçeli: 19’uncu Yüzyılda Yaşanan ve Yaşatılan Yabancı Sefirler Baskısının Tekrarına, Yeniden Sahne Almasına Hiç Kimse Kalkışmamalı, Buna Cüret Dahi Etmeyi Aklından Geçirmemelidir. Milliyetçi Hareket...

Çorum Türkav İl Başkanlığının Mevlid’i Nebi Haftası Etkinliği

Çorum Türkav İl Başkanlığının Mevlid'i Nebi Haftası Etkinliği Çorum TÜRKAV il Başkanlığı Mevlid'i Nebi haftası etkinlikleri çerçevesinde ''Hz. Muhammed ve Vefa'' temalı bir etkinlik düzenledi. Çorum...

Yarender Başkanı İskender Doğan: Denizlili Yazarlarımız Yok Olma Tehlikesi Yaşıyor

Yarender Başkanı İskender DOĞAN: Denizlili Yazarlarımız Yok Olma Tehlikesi Yaşıyor DENİZLİLİ YAZARLARIMIZA HALKIMIZ SAHİP ÇIKSIN. Yaren Kültür-Sanat Derneği başkanı İskender DOĞAN ”Kitap fuarını ziyaret eden Denizli...

Mehtap Akgül Yazdı-Cennet Kokan Üzerine…

Mehtap Akgül Yazdı-Cennet Kokan Üzerine... Kıymetli okurlarım; Otizm spektrumunun özelliklerini taşıyan bireyi dışarıdan gözlemlendiğimizde “algılamıyor”, “anlamıyor”, “öğrenemiyor” ve “dinlemiyor” gibi nitelemeler yapılabiliriz. Oysa ki, otizmli birey...

Son Yorumlar