10.3 C
Ankara
25. Şubat. 2021
No menu items!
Ana Sayfa Köşe Yazısı Rukiye Türeyen Yazdı - Bilinçaltı Depremi

Rukiye Türeyen Yazdı – Bilinçaltı Depremi

Depremle yatıp depremle kalkıyoruz bu sıralar.
Türkiye sallanıyor. Tıpkı 1999’da sallandığı gibi.
1999 depremini yaşayan biri olarak nerede deprem olursa olsun -bilinçaltıma ittirdiğim anıların üzerindeki tozları etrafa saça saça- o korku dolu anları yaşatıyor bana. TV haberini izlediğimde sarsıntıyı hissetmesem de o an deprem bölgesindeymişim gibi…

En son Elazığ depreminde aynı hisleri yaşadım. Enkaz altından çıkarılan küçük çocuklar ve anneleri… Yukarıda yakınlarının sağ mı ölü mü olduğunu bilmeden ecel terleri dökerek bekleyenler…
Sevdikleriyle beraber yakınları da mezara giriyor. Bir farkla, onlar diri diri mezara giriyorlar.
Çünkü nerede sarsıntı olsa kaybettiğimiz sevdiklerimiz gelir aklımıza.
Bilinçaltımıza süpürdüklerimiz acımasızca bir gün karşımıza çıkıyor ve tekrar alt üst oluveriyoruz.

Aslında bilinçaltımızdaki deprem türlü türlüdür.
Mesela eşimiz tarafından şiddete maruz kalıyoruz.
“Zaman her şeyin ilacı.” deriz ya hep. Çeyiz sandığı misali unutmak istediklerimizden biridir şiddet. Onu alıp sandığa kilitleriz. Taa ki aynı kaderi yaşayan birini görene kadar.
Sandıktan çıkarılmayı bekleyen çeyizlikleri çıkardığımız gibi, kendi elimizle sandığa kilitlediklerimizi alıp çıkarırız. İşte ben bunu bilinçaltı depremi olarak adlandırıyorum.
Çünkü unutmak istediğimiz her ne varsa bilinçaltına depoluyoruz.
Zamanla unuttuğumuzu sandığımız kalp tellerimizi titreterek, burun direklerimizi sızlatarak bilinçaltımız en acı haliyle hatırlatıyor. Bu da psikolojimize yansıyor ister istemez.
Evimizde bile huzursuzluk yaratabiliyor bu durum.
“Ne yapabiliriz?” diye soracak olanlara da nacizane bir tavsiyem var. Hayat size ne kötülük yaparsa yapsın siz hayata karşı daima gülümseyin. Travmanız ne kadar ağır olursa olsun gülümsemeniz bir o kadar büyük olsun. Kâğıt bir taşı nasıl sarıyorsa gülümseyişiniz de sarsın hayatı.

Hayatımızda yaşadıklarımız bir takvim yaprağı kadardır belki kimbilir?
Eğer hala takvim yapraklarını kopartabiliyorsak hayat denen evrende yaşadığımız kötü anıları bilinçaltımıza atmaya devam edeceğiz…

Bir gün bilinçaltı depremine yakalanacağımızı bilerek hayatımızı sürdürmeli ve bilinçaltı depremiyle yaşamayı öğrenmeliyiz.

Rukiye Türeyen!

- Advertisment -

En popüler

10 Bin Adım: Devin Özgür Çınar & Engin Günaydın

Röportaj: Onur Bayrakçeken Fotoğraf: Ozan Balta Devin Özgür Çınar'ın kaleme aldığı ve başrolünü Engin Günaydın ile paylaştığı, yerli platform Gain’de izleyebileceğiniz 10 Bin Adım, ilginç bir...

Kamu-Sen Adıyaman Kadın Kolları Başkanı Fidan KARAKUŞ: Kadın Kamu Çalışanlarının Sorunlarına Çözüm Üretilmeli

Değerli basın mensupları; Kamu çalışanlarının ekonomik, mali ve sosyal birçok sorunu çözülmeyi bekliyor, ücretlerin düşüklüğü nedeniyle ek zam verilmesi, tüm sözleşmelilere kadro, E.Y.T (Emeklilikte Yaşa...

Eve Kapanan Vatandaş Soluğu Dijital Yayınlarda Aldı!

Medya Takip Merkezi (MTM), yaptığı araştırmada günden güne kullanıcı sayısı ve popülaritesi artan dijital yayın platformlarının medya yansımalarını ele aldı. İşte araştırmanın detayları… Günümüzde yerel...

Böbreklerdeki Yoğun Ağrı Neyin Habercisi?

Normal şartlarda bir insanda bulunan börek sayısı ikidir ve bu börekler birbirinden ayrı olarak sağ ve solda konumlanır. Ancak kesin nedeni bilinmese de bazı...

Son Yorumlar