10.3 C
Ankara
10. Ağustos. 2020
No menu items!
Ana Sayfa Köşe Yazısı Şule Ok Polat Yazdı- Ayasofya’ya Gelen Ordular…

Şule Ok Polat Yazdı- Ayasofya’ya Gelen Ordular…

Şu gelen ordunun ayak seslerini duyuyor musunuz?
Biraz gözlerimizi kapatıp şu yeri ve göğü titreten sesleri dinleyelim. Dinleyelim ama tüm uzuvlarımızın bu sesleri duymak için yaratıldığını düşünerek dinleyelim. Kulaklarımız nasibi olduğu kadar işitir ya hani, buna gönlümüzün gözlerini de ekleyelim. Dinleyelim ve duyalım Ayasofya’nın yeniden fethini mübarek kılmaya gelen Allah’ın ordularını.
Tarih, 24 Temmuz 2020. Yer İstanbul
Sabah ezanı ile uyanır güneş. 1453’te nasıl uyandıysa, şimdi de aynı heyecan ve mutlulukla uyanır. Yüzlerce kilometre uzaktan Ayasofya’ya ilk Cuma namazını kılmak için yollara dökülmüştür müminler. Çocukların bayram heyecanı gibi bir yürekle bakarlar ileriye. Dillerde dua olmuş, ama devamı bize şah damarımızdan daha yakın olan Allah’a havale edilmiş bir fısıltı. Allah-u Ekber. Sessiz yığınların adım sesleri kalp sektesiyle dolar İstanbul semalarına. Her adımın beraberinde bir gölge. Eş zamanlı fısıltılar ikiye katlanır, gölgeler bile sahibi gibi emin adımlarla ezer toprağı. Ve beklenen an gelmiştir. Müezzin çıkar minareye, omuzunda Bilal-i Habeş’in mübarek eli. İlk ezan okunur gibi heyecanlı mı heyecanlı. Gözleri cemaatin üzerinde, cemaat ise nefesini tutmuş. Kapar gözlerini iki damla yaş ile, Bilal-i Habeşi’yi hissederek başlar mübarek ezana.
Allah- Ekber , Allah-u Ekber. Tüm kainat sarsılır bu tekbir ile. Sanırsın ki gök delinecek, yer sarsılacak.
Cemaat ıslak kirpiklerle gözlerini yumar. İşte o vakit. Osmanlı Devletinin yıkılışını 33 yıl erteleyen ve Ayasofya’yı ele geçirmeye çalışanlara “Bize cellat gönderenlerin celladı oluruz!” diyen II.Abdülhamid Han, iman dolu yüreğiyle yeniden payitahtın incisi Ayasofya’nın avlusuna atar adımlarını. Cemaate hasretle bakar.
Ardından tüm ihtişamıyla cemaatin görünmeyen sultanı. Gemileri karadan yürüterek İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet, duyar ezanı şerifi ve ilk cumada yine saf tutmaya gelir. Tek te değildir üstelik. Sağında Akşemseddin hoca, solunda bayrağımızı surlara dikene kadar şehadete ermeyen Ulubatlı Hasan. Ayakları fethiyle şereflenmiş olduğu topraklarda yere iner. Daha ezan bitmeden Ayasofya caminin önünde, sağ eli yüreğinin üzerinde bekler.
Ard arda gelir canını son damlasına kadar davamıza feda etmiş ve zaferlerle şehadete ermiş yiğitler. Birleşmiş Avrupa’nın Haçlı ordularına karşı Kudüs’ü kahramanca savunan Selahattin’i Eyyübi.
Yol açmışlardır Süleyman Şah’a, Ertuğrul Gazi’ye ve kendisine tahsis edilen odanın duvarında asılı duran Kur’an-ı Kerim’e saygısından sabaha kadar dizlerinin üzerinde oturan Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi’ye. Sağ eli yürekte Allah’ın selamı ile gelirler dillerinde göğü inletecek kadar fısıltı içlerinde bir tekbir ile. Gözlerde yaş gönüllerde iman. Ayasofya caminin önünde Fatih Sultan Mehmet solda, ve Süleyman Şah ve oğulları sağında. Onlarda ardına ıslak gözlerle bakar. Yol açarlar geriden gelen Allah’ın ordularına.
Yeryüzü bir kere daha sarsılır ihtişam ile. Çünkü gelen, atını boğazına kadar Atlas okyanusuna sokup, gökyüzüne hiddetle parmağını kaldırarak, “Sen Şahidim ol ya Rab, Önüme bu denizi koymasaydın ben bütün cihanı Müslüman yapacaktım.” Diyen Tarık Bin Ziyad.

Ardından gelir İslamın ilk elçisi Mus’ab b. Ümeyr, aslan pençesi Sa’d b. Ebu Vakkas. “Ey nefis, ancak şehadetle ölebilirsin!” diyerek Mute savaşında kendisini savaşmaktan alıkoyan, yarısına kadar kopmuş ve kılıcını sallarken canını acıtan parmağını, attan inerek ayağının altına koyup tekbirlerle kopartan Abdullah b. Revaha.
Allah’ın arslanı Hamza, bir kez daha ölümü titretecek bir kuvvetle peşlerinde. Sağ eli göğsünde ve ardında Allah’ın orduları peşin sıra.
Yeryüzü Ayasofya’nın nuru ile göz kamaştırır. Ay ve güneş saf tutar, yıldızlar selama varır. Dünyanın yaradılış sebebi için selama durur tüm şehitler. Kuşlar ağaçlar ve yeryüzüne iner yaratılmış tüm melekler. Toprak titrer gök nefesini tutar. Kainat efendisi Hazreti Muhammed Mustafa (S.a.v.) görünür semada. Benim asıl sevenlerim beni hiç görmeden ardımdan gelen mümin kardeşlerimdir diyen kainat efendisi, Allah’ın selamını dağıta dağıta yürür. Güneşin kainatı aydınlatması gibi doğar Ayasofya’ya. Sağında, Allah’ın “Ben Ebu Bekir’den razıyım.” dediği Hz. Ebu Bekir Sıddık, solunda İlmin kapısı Hz. Ali. Adaletin kılıcı Hz.Ömer ve yanında Hz.Osman.
Okunan ezan kainatın her yerine nüfüs eder ve kainat bilir ki, bir müslüman kalana dek, Müslümanların ne davası biter ne de şehadeti. Omuz omuza fısıltı içinde okunan Fatiha’lar dualar, Müslümanların çelik zırhı gibi kuşatır hepimizi. Oraya gidemeyen Müslümanların da fısıltıları karışır aminlere. Bir bayrak gibi çekilir semalara hilaller yıldızlar.
Eller kalkar semaya, şükürler art arda.
Minareler süngü, kubbeler miğfer,
Camiler kışlamız, müminler asker,
Bu ilahi ordu dinimi bekler.

Şule Ok Polat

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -

En popüler

Kerem Taşkın Yazdı – Rüzgârın Fısıltısı

Hiç rüzgârın size neler söylediğini anlamaya çalıştınız mı? Teninize ne kadar yumuşak çarptığını hissettiniz mi? Sessizlik öncesi fırtınanın habercisi gibi hafif bir esinti ile...

Trabzon Türkav’dan Önemli Çağrı

Tabakhane Köprüsü Restorasyon Çalışmalarında Tarihi Doku Mutlaka Korunmalıdır. Devam eden restorasyon çalışmalarıyla ilgili olarak Türkiye Kamu Çalışanları Trabzon İl Başkanı Kenan Kuru yazılı bir basın...

Silivri Belediyesinden Çiftçilere Büyük Destek

Silivri Belediyesi tarafından "Çiftçiye Tohum Desteği Projesi" kapsamında geçen yıl 300 dönüm araziye arpa tohumu ekildi. Belediye arazilerinden elde edilen 120 ton arpa tohumu...

Tuğba Erdem’den 2020’nin Yazının Hit Şarkısı

Darmaduman, Seve Seve ve Neredesin ile sürekli bir çıkış trendinde olan Tuğba Erdem pandemi sürecinde olmasına rağmen 2020 yılının yazının hit şarkısı ile bu...

Son Yorumlar