10.3 C
Ankara
27. Eylül. 2020
No menu items!
Ana Sayfa Diğer Araştırma Abdullah Gazioğlu Yazdı - 24 Nisan Sözde Ermeni Soykırımı

Abdullah Gazioğlu Yazdı – 24 Nisan Sözde Ermeni Soykırımı

24 Nisan Gerçekleri
Bilindiği üzere her yıl 24 Nisan’da başta Amerika olmak üzere Türkiye aleyhine yapılan beyanatlar TV programında haber yapılır dünyanın jandarmalığa Soydan Amerika Birleşik Devleti başkanları ne söyleyeceği medyada yakın takip edilir.

Bazı satılık kalemler necip Türk milletinin sözde Ermenilere soykırım yaptığı dile getirip insanımıza çocuklarımıza buna inandırmak adına bunu empoze ederler
Ülke genel olarak biz yapmadık diyerek konuyu savuştururlar. Dünyanın bu yalan inanıp inanmadığı konusuna filmler çekilip kitaplar yazılıp propaganda yapıldığına pek kulak asmaz oralı olmazlar
Nedir Bunun Aslı
1915 yılında 1. Dünya Harbi’nde millet topyekûn seferberlik ilan edilmiş eli silah tutan tüm erkekler Hatta 15 yaşında çocuklar kadınlar cepheye koşmuşlardır. Cepheden cepheye ölüm kalım mücadelesi veren ordu, Anadolu’nun yiğit evlatları Balkanlar’dan Suriye’ye, Sarıkamış’tan Arabistan çöllerine kadar kanının Son damlasına kadar savaştı. Öyle oldu ki Çanakkale’de Baba Oğluyla aynı cephede birlikte omuz omuza savaştı ne yuvasına dönebildiler ne vatanlarına ailelerine kavuşabildiler. Geride yaşlı anne baba küçük bir çocuk savunmasız eşler kaldı.

9 ve 10. Yüzyılda Anadolu Bizanslılar hakimiyetindeydi. Doğu Anadolu’da yaşamlarını sürdüren Ermeniler mezhep ayrılığı nedeni ile Ortodokslar tarafından asimile edilmek ve yok olma ile karşı karşıyaydılar.
1071’de Sultan Alparslan Bizans İmparatoru Romen Diyojen yenilgiye uğratarak büyük bir zafer kazanınca buna en çok Hristiyan Ermeniler sevindiler. Çünkü Türk milleti Hun’lardan Karahanlı’lara kadar kurdukları devletlerde hiçbir halkın dini ne mezhebine meşrebine karışmadılar. Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu’lar döneminde ilk Türk Beyliklerin de hakimiyet Türklerde olmasına rağmen Ermeniler yaşamlarına devam ettiler.
Selçuklulardan sonra Osmanlı’da aynı devlet politikasını sürdürdü
Gelişen ilişkiler neticesinde Osmanlı Devleti halkı Millet-i Sadıka olarak nitelendirdi. Ticaret yapmasına karışmadı. Paşa olmasına engel olmadı. Türk milleti fakirlik ve savaş ile mücadele edip çobanlık yaparken Ermeni’ler ticaret ile zenginliğine zenginlik kattı.

Ruslar 1877-1878 yılında 93 Harbi diye bilinen Osmanlı Rus Harbi’nde Doğu bölgesi işgal ettiğinde Ermeni’ler birlik oldular. 950 yıldır kılına dokunmayan varlığını borçlu olduğu Türkleri unutan Ermeni’ler, Rus’ların ordusuna katılıp alaylar tugaylar oluşturup cephede savaştılar. Kurdukları Hınçak ve Taşnak örgütlerle cephe gerisindeki savunmasız silahsız köylere saldırmaktan geri durmadılar.

Padişaha suikast düzenleyerek öldürmeye kalktılar yetmedi Osmanlı Bankası’na saldırdılar. Ermeniler Hınçak ve Taşnak örgütü üzerinden tüm Anadolu’da köylere mezraya kadar silahlanmaya başladılar. Türk köylerine saldırmaya başlayan Ermeniler kadın çoluk çocuk demeden öldürmeye katletmeye koyuldular.
Acımasızlığın sonu gelmiyor uyarılar dikkate alınmıyordu. Tanzimat ve Islahat fermanları ile birçok haklar elde edilmesine rağmen Osmanlı meclisinde temsiliyete rağmen katliamların şiddeti artmaya ülkede terör estirmeye devam ediyordu.
Karşısında bir güç olmadığını gören çeteler Erzurum, Van, Erzincan, Adana’ya kadar birçok bölgesinde toplu katliamlar yaşanmaya başladı. Çocuklar canlı canlı yakılmaya, kadınlar diri diri toprağa gömülmeye, ırza geçme, iffetine saldırma girişimleri gazetelerde boy boy yazıyordu.
Artık köyler yakılmaya başlamış insanlar toplu mezara koyarak yok etmeye başlamıştı. Bu yaşananlar Türk’lere soykırımdan başka bir şey değildir. Planlı bir şekilde Anadolu’da Türklüğü yok etmek adına yapılan bir projeydi.
Devlet dışarıda Rusya, Fransa, İngiltere ile savaşırken içerde de ilk defa sırtından vurularak ayrı bir yok oluşa gitmeye hızla yol alıyordu.
Tehcir Kanunu
Bunun üzerine Osmanlı Hükümeti bir karar alarak Anadolu’da bulunan bu halkı savaş sonunda geri getirmek üzere Tehcir Kanunu çıkardı.
Bu kanun çerçevesinde Ermenileri Suriye’ye gönderme kararı aldı. Kendi toprağı olan başka bir bölgeye Suriye nakletti bu nakil zorunluydu ya Anadolu’da Türkler yok olacak ya da Tehcir edilecekti.
Bunu birçok devletler yaptı. Osmanlı kendi içinde bunu Çukurova’da kendi arasında mücadele eden Türk aşiretleri de uyguladı. Şu an Suriye’de bulunan Bayırbucak Türkmenleri Adana’dan götürüldü. Devlet bir şekilde huzuru asayişi sağlamak için bu politikaya gütmelidir.

950 yıldır kılına değmeyen adına inanışına mezhebine meşrebine karışmayan Türk devleti bu zorunlu iskana getiren sebepler ortadadır.
İddia Edildiği Ermenilerin Yok Edildiği Söylemlerine Gelince
İddia odur ki ‘’bir milyon Ermeni öldürüldü’’. Diaspora bunu dillendirdiği nde 200 bin civarında sonra 500.000 2000 yılında 750.000 şimdilerde bir milyon Ermeni öldüğü iddia edilmektedir. Türk Tarih Kurumu eski başkanı Yusuf Halaçoğlu bu iddiaları isim isim yer yer vererek arşiv kayıtlarında o dönemde toplam 850 bin civarında Ermeni olduğunu söylemektedir kaldı ki zaten tüm Ermeniler Tehcir edilmedi.

Ermenistan ve diaspora iddiasına karşı Cumhurbaşkanı gelin ortak komisyon kuralım sizde bizde arşivlerimizde açalım önerirsin hiçbir şekilde olumlu yaklaşım da bulunulmadı.

Peki Amaç Nedir

Türkiye’den özür tazminat sonra Toprak istemektedirler Türkiye soykırım damgasını vurmak istemektedirler.

Tarihi şan ve şerefle dolu olan bu millet böyle bir damgayı kara bir leke nasıl kabul eder. Ne kabul eder ne de yapar. Unutulmamalıdır ki soykırım yapacak olsa 950 yıl neden beklesin. Osmanlı hiçbir tabasına böyle bir politika izlemedi. Yıkıldığında egemenliği altında 37 devlet kuruldu. Bu her şeyi aslında anlatmaktadır. Çanakkale’de düşmanına su veren bu millet, kendisine aman dileyen insanları öldürmeyen bu millet değil midir?
Hülasa bu mesele Bir siyasi meseledir. Ermenistan hegemon devletlerin elindeki diasporanın oyuncağıdır. Türk devletini ayar vermek terbiye etmek için kullanılan bir araç haline dönüştüğü aşikardır. Ermeni’ler ülkesinde açlık ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesini sürdürürken ABD ve Fransa’da yaşayan diaspora bu meseleyi kaşıyıp zenginlik içinde yaşamaktadır. Ben inanıyorum ki Ermeni halkı bu durumdan rahatsızdır. Türk devleti ve insanı Ermeni’lere karşı hiç bir husumet beslememektedir. Ülkemizde 120.000 civarında Kaçak Ermeni yaşadığı en büyük göstergesidir.
Sözde Ermeni Özde Türk soykırımı
Her ne kadar 24 Nisan Türk’lere bu suçla İsnat etseler de gerçek bu değildir. Erzurum ve Van’daki açılan toplu mezarlarda Ermeni’ler değil Türkler çıkmaktadır. Mezarlarda çocuk kadın yaşlı çıkmaktadır. Tarihi kayıtlarda camileri doldurup insanlara yaktılar. Köyleri samanlıkları, evleri ateşe vermek suretiyle yok ettiler. Bunlar tarihi kaynaklarda açık açık yazmaktadır. Adana’da Yozgat’ta Malatya’da bundan farklı değildir işin aslı Ermeniler Türk’lere soykırım yaptılar.
Türkler yapsa yapsa soykırım değil soy koruma yaptılar. 1071 den 1915 e kadar bu topraklarda eğer Ermeniler varsa Türkler sayesinde vardır.

Türkler Ermenilerin soyunu korumuştur
Gazi Abdullah Gazioğlu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -

En popüler

Türk Sağlık – Sen Isparta Şubesi Başkanı Mümtaz Kamil Durak; Bu Şekilde Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Edilemez!

Türk Sağlık – Sen Isparta Şubesi Başkanı Mümtaz Kamil Durak, Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşanan sağlık çalışanlarına saldırının kendilerini adeta dehşete düşürdüğünü...

Ahmet Ragıp Hızal’dan İtfaiye Haftası Kutlama Mesajı

Türk Yerel Hizmet Sen Ankara Şube Başkanlığı adına Başkan Ahmet Ragıp Hızal 25 Eylül-1 Ekim arasında kutlanan İtfaiye Haftası sebebiyle bir basın açıklaması yayınladı. Açıklama...

Leyla Düzel Yazdı-12 Adalar Gerçeği

Oniki Adalar, Büyükada'nın üç katı büyüklüğündeki Eşek Adası ve Büyükada büyüklüğündeki Bulamaç Adası'nın önemini nihayet anladık ve Ege’de hakkımızı aramaya başladık. Başlamasına başladık ama Dünya...

Trabzon Türkav Başkanı Kenan Kuru: Tarihsel Bakışla Lojistik Merkez Sürmene’ye…

Türkiye Kamu çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı Trabzon Şube Başkanlığı adına Şube Başkan Kenan Kuru tarafından Trabzon/ Sürmene İlçesinde yapılması gereken lojistik merkezinin, Rize/İyidere...

Son Yorumlar